myspace layouts, myspace codes, glitter graphics myspace layouts, myspace codes, glitter graphics



« Önceki | Sonraki »

15/6/2007

hazir gidalar

Yesilmutfak blogunu surekli takip ediyorum artik, erkan bey'in yemekleri hem cok saglikli, hem de cok lezzetli... rulo pastanin tarifini okurken hazir gidadan bahsetmek ve keyfimizi kacirmak istemedigini gordum ustamizin :) aksine bahsedinki ozellikle anneler nasil bir tehlikeyle karsi karsiyayiz gorsun...

Ben daha bir kere bile cips alip kizima vermedim ama insanlar hemen her seyi cocuklarin eline tutusturuyorlar, sinir oluyorum!!! Gecenlerde eczaneye girdik, daha bismillah eylul'un eline lolipop tutusturdular, hemde 3 kisi ayri ayri... Birisi gelir misafir seker, kek, v.s ya neden? Cocukla iletisim kurmanin yolu neden seker ve cikolatadan gecsinki? Super saglikli bir mutfagim yok, ama yedirdiklerimin mutlaka arti bir tarafi olsun diye ugrasiyorum... Brokoliyi cok seven bir kizim var, corbasini, salatasini, zeytinyaglisini ayri ayri seviyor :) "anne cicek yemegi mi yapiyorsun, yiycem". Corba mi yapiyorum, bir tutam da olsa bulgur atiyorum :) biberini, havucunu, patatesini v.s.

Erkan bey'in anlatmadigi hazir gidalardan ben biraz bahsedeyim: hamileyken esimle, isiyle ilgili oldugu icin, gida teknolojileri fuarina gittim. Cuval cuval bir seyler var, renkli renkli tozlar, cok cazibeli duruyorlar... Bunlar ne diye merak ettim, yedigimiz gidalardaki katki maddeleri... Ben saf saf salamdaki fumenin gercek fume oldugunu falan dusunuyirdum o ana kadar herhalde :) hah! Tozlar, her cesit toz, fume tozu, cips aromasi tozlari, jel sekerler ile ilgili maddeler... Dusunsenize biftek aromali cips, olur mu hic? mumkun mu? Inanin bir sure cok severim ama sarkuteri yiyemedim, hele ender sarac'in "siz hic aylarca bozulmadan kalan cig et gordunuz  mu" dedigi sucugu bile yiyemedim... Simdi de cok fazla boyle seyler yiyemiyorum, almazsam eve yenmedigini ancak farkettim :) Cay mesela, cocuga neden cay verirlerki anlayamiyorum, cok mu lazim onun cay icmesi, ben pekmez sulandirip verince dalga geciyorlar, gecsinler hic olmazsa icim rahat...

Dusunsenize cocugunuzun ileride "KANSER, KALP VE DAMAR HASTALIKLARI, DIYABET v.s." gibi hastaliklardan korunmasi icin en onemli sey beslenme ve yasam tarzi, ve bu ilk 3 yilda olusturuluyor.  Yani ileride bunlarin sebebi olmamak icin ozellikle biz annelerin dikkat etmesi lazim.  Cok mu karamsar oldu :) ama boyle ya... gecen gun sahilde yan sezlongdaki kucuk kizin elinde koca bir paket cips vardi, bizimkinin elinde de bepazari kurusu :) hemen radarlari acti eylul "anne o ne yiyo" babannesi aldi eylul'u markete gitti, almayin cips dedim, ama kim dinler... Ah ah...

Super hiper mukemmel  bir anne degilim ama gozunu cikara cikara da bariz hatalar  yapmam, bence siz de yapmayin.

 

(Birde kolayi sulandirip cocuklarina iciren anne babalara gicigim, cok cok hemde...)

11/6/2007

bir anadolu klasigi/KESKEK

Yillar once babamdan duymustum keskegi, dugunlerde kazanla pisirilir diye anlatmisti. Sonralari bircok yerde bahsi gecmisti ama merak edip nasil yapildigini arastirmamistim. Bodrum'da butun dugunlerde, evlilik, sunnet, keskek yapiliyor. Kayinvalidem her gidisimde yapar sagolsun. Benim olcutlerime gore asiri tereyagi kullanir ama olsun, senede bir der gecerim... Simdi ben de ogrendim ve babama mutlaka yapacagim yillardir yemedigi keskegi, belki de babalar gununde yapabilirim ;)

 

KESKEK

 

bugday

kuzu yada tavuk eti (her ikisi kullanilinca daha lezzetli olurmus)

su

tereyag

 

bugday 12 saat kadar onceden islatilir. Pisirmeden once suzulur ve buyukce bir tencereye konularak iyice haslanir. Tercih ettiginiz et haslanir. Pisince kemiklerinden ayrilarak parca parca yapilir ve bugdaya karistirilir. Ikisi birlikte tahta bir kasikla karistira karistira, iyice ozlesene, sakiz gibi oluncaya kadar pisirilir...diyecegim ama artik blender'lar var :) daha kolay ve zahmetsiz oluyor. Kizdirdiginiz tereyagini ister porsiyonlarda, isterseniz tencereye karistirarak kullanabilirsiniz.

 

Pek tarif veremem ama idare ediverin artik :) zaten oldukca basit bir yemek, ama tadina doyum olmuyor.

 

Afiyet olsun...

11/6/2007

selamlar/tatilden donus

:) guzel tatil dileklerinizi okuyunca derin bir oof cektim. Cunku biz dun donmek zorunda kaldik, minik eylul cadisi yapti yapacagini... Pazartesinden cuma aksamina kadar babasini goremedi ya, tum Turgutreis'de teror estirdi. Banyo yapmak istemedi ve sadece, o da zorla, su ustunden akti gecti :)) "ben babami ozledim, eve gidelim, kerem'i ozledim, oyuncaklarimi ozledim...v.s. turlu turlu bahanelerle donmek zorunda kaldik babamizla. Hava kotuydu, deniz eylul'e gore daha isinmamisti ve kalmasi icin hic bir enteresan durum yoktu. Agaca kurdugumuz salincak, hemde pembe, bile kar etmedi. Gozu mikrop kapti, cunku Bodrum-Turgutreis belediyesi, yapilan tonla sikayete ragmen, aritma tesisinden atiklarini sabahin erken saatlerinde ve gece gec saatlerde olmak uzere 2 kez denize bosaltiyor. Eylul ilk mikrop kapan cocuk degil, hassas bunyeli yetiskinler bile etkileniyor. Goz damlasi kullandik, tabi soylememe gerek yok ama o da zorla, ve nihayet artik donmemizin her acidan iyi olacagina karar verdik. Yani o cok bayilinan Bodrum maalesef altyapisi cok kotu bir tatil beldesi :) makyaja inanmamak lazim.

Yani Istanbul'dayiz ve yerlesrtirmemiz gereken 3 bavul, bir suru oyuncak var. Tatil mi hani nerde? Cocuklu kadin ve tatil, hah!!!

 

(Nankorluk etmeyeyim 2.5 yildir ilk defa bir tepsi ve bir iskemle boyadim. Fotograflarini sonraki gidisimde cekerim artik, unuttum)

 

31/5/2007

gunaydin/cocukla tatile hazirlik

yarin yolculuga cikiyoruz, babannemizi ziyarete Bodrum'a gidiyoruz. Uzun ama keyifli bir yol bizi bekliyor. Yolculuklari seviyorum, seviyoruz. Bu seferkinin bir ilgincligi eylulumun artik bez kullanmiyor olmasi olacak :) bakalim nasil gececek yolumuz... Bu sefer on tatil olacak gunes kavurmaya baslamadan once babamizla yapacagimiz asil aile tatilimize eylulu hazirlamak icin :) gerci onun gecen seneden gelme bir bronzlugu var ama olsun...

50 koruma faktorlu gunes kremimiz, kolluklarimiz, bocek sokmalarina, denizanasi carpmasina karsi amonyak, calpol,son sise cinkomuz hazir :), ama daha esyalarimiz hazir degil :(. Gecen yil ve onceki yil cok fazla seyahat yaptik, hepsi tatil amacli degildi, e boyle olunca insan yoldan bikabiliyor. Simdi bende hafif yollu bir esya hazirlama fobisi basladi. Of bugun cok zor gececek... Yarin sabah yola cikmak istiyoruz, eger hazir olursak...

Daha karar vermedim dizustumu gotursem mi? Dinlenmeye ihtiyacim var aslinda ama blogumdan da uzak kalmak istemiyorum 15 gun... Bir yandan da goturmek istiyorum, kayinvalidemin yaptigi Bodrum yoresine ait ilginc ot yemeklerinin tariflerini, eger baglanabilirsem nete, paylasmak istiyorum...

 

Gorusmek uzere

 

F.

 

 

 

30/5/2007

AYRAN BULAMACI / bu yemek tarifini sanirim herkes bilmez

AYRAN BULAMACI

 

5-6 dal yesil sogan

1-1.5 su bardagi eksi (cok eksi olmasina gerek yok) ayran yada yogurt

Taza nane (istendigi kadar)

3 corba kasigi un

Zeytinyagi

Tuz, kirmizi toz biber

 

Taze soganlari minik minik dograyip zeytinyaginda kavurun. Un ve yogurdu (ayransa su miktarini ayarlayin) bir miktar su ile cirpin ve ayran kivamina gelince yavas yavas kavrulmus sogana ekleyin. Taze naneyi incecik kiyarak ekleyin. Kaynayana kadar karistirin. Kaynama baslayinca atesi kisarak 3-4 dakika daha pisirin. (Annem burada mudahale ediyor: bir miktar tuzsuz lor eklenirse daha da lezzetli olur).  Altini kapatip bulamaci tabaklara paylastirin. Soguk veya ilik uzerine yagda yaktiginiz kirmizi biber gezdirerek servis yapabilirsiniz.

 

Afiyet olsun... 

 

Blogcu ile yapıldı